Hatay Medeniyetler Federasyonu Başkanı Emre Rıdvanoğlu Röportaj
Hatay’dan İstanbul’a uzanan bir başarı hikayesi… Aile bağları, birlik ve beraberlik, mücadele ve istikrarlı büyüme… Emre Rıdvanoğulları ile hem hayat yolculuğunu hem de iş dünyasındaki tecrübelerini konuştuk.
“Vatan hepimizindir. Seksen altı milyon hepimizindir.
Ben Hatay Medeniyetler Federasyonu Başkanı olarak, Rıdvanoğulları Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı olarak, bir iş adamı olarak, bir Hataylı olarak, bir Türkiye vatandaşı olarak; seksen altı milyon nüfusumuzla bir olup, birlik olup, birlikte bu vatanımıza sahip olmamız lazım.
Her birimizin aşkla bakması lazım. Sevdayla, aşkla bayrağımıza sarılmamız lazım. Bizim bir tek vatanımız var, bir tek bayrağımız var; o da Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Kökeni ne olursa olsun, dini ne olursa olsun hep kardeşçe yaşamamız lazım. Birlik ve beraberlik içinde yaşamamız lazım. Bizim federasyon kurmamızın sebebi de Hatay Medeniyetler Federasyonu’dur. Medeniyet; bunun içinde beş altı tane mezhep, din var ama hiçbiri birbirinden ayrı değil, hepimiz biriz.
Türkiye Cumhuriyeti’ne layık olmak zorundayız, sahip çıkmak zorundayız. En sonunda ülkemizi çok sevmek zorundayız. Gençlere çok önem vermemiz lazım. Eğitime, bilime, öğretime çok önem vermemiz lazım.
Ne varsa gençlerde var.”
Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Hayat hikayeniz nasıl başladı?
Ben 7 kız, 4 erkekli bir ailenin en küçük ferdiyim. Hatay Samandağlıyım, 1973 doğumluyum. Herkesin hayatı gibi bizim de inişli çıkışlı bir hikayemiz var. 1992 yılında Arabistan’a gittim ve inşaat sektöründe çalıştım. Daha sonra sağlık sorunları nedeniyle Türkiye’ye döndüm. Ailemle birlikte Rıdvanoğulları Ltd. Şti.’ni kurduk. Hayatta geldiğim noktayı aileme, abilerime, eşime, çocuklarıma ve dostlarıma borçluyum. Çünkü biz her zaman birlikte hareket ettik.
İş hayatınızda dönüm noktaları neler oldu?
1996 yılında Rıdvanoğulları Lojistik’i kurduk. Bugün baktığımızda 30 yıl ayakta kalabilen firma oranı çok düşük. Biz o yüzde 2,3’lük dilimin içindeyiz. Bu bizim için büyük bir başarı. Ama bu başarı tek başına değil; ailemin emeği, sevgisi ve desteğiyle oldu. 1996-2001 yılları arasında İsrail’de yaşadım. Orada önemli bağlantılar kurdum ve bu süreç iş hayatımıza yön verdi. 2001’de Türkiye’ye döndüm.
İstanbul’a geliş süreciniz nasıl oldu?
2004 yılında İstanbul’a geldim. İlk olarak Beylikdüzü’ne yerleştim. Arçelik ihalesini alarak Türkiye genelinde 6-7 yıl hizmet verdim. İlk başta tek başıma geldim. Çocuklarımı eğitim süreçleri tamamlanana kadar İstanbul’a getirmedim. Öncesinde otobüs sektöründeydik, Has Turizm’de yer aldık. Daha sonra lojistiğe geçtik ve bugün Avrupa’nın birçok ülkesine ulaşan bir ağ kurduk.
Ailenin iş hayatınızdaki yeri nedir?
Aile bizim için her şeydir. Bu başarıda ailemin çok büyük payı var. Rahmetli abimden, diğer abilerime, ablalarıma kadar herkesin emeği var. Eşim, çocuklarım… Hepsi bu yolculuğun bir parçası. Büyük oğlum Selçuk şu an işin başında. Küçük oğlum Salih de bu yolun içinde.
Bizim inancımız şu:
Birlik ve beraberlikten kuvvet doğar.
Bugün hangi alanlarda faaliyet gösteriyorsunuz?
Lojistik başta olmak üzere gayrimenkul ve turizm alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Avrupa’da güçlü bir lojistik ağımız var. 2025 yılında Dubai’de otomotiv yedek parça üzerine yeni bir şirket kurduk. Dubai, İran, Gürcistan ve Türkiye hattında çalışmalar başlattık. Ayrıca devlet projelerinde yer alıyor, ithalat ve ihracat alanında çalışmalar yürütüyoruz.
Türkiye ve Hatay sizin için ne ifade ediyor?
Ben Türkiye aşığıyım, Hatay sevdalısıyım. Samandağ ve Uzunbağ benim için çok özel. Vatanımıza, bayrağımıza layık olmaya çalışıyoruz. Bizim için en önemli şey; bu ülkeye değer katmak, gençlere örnek olmak.
Gençlere vermek istediğiniz mesaj nedir?
Gençler bizim geleceğimiz. Ne varsa gençlerde var.
Eğitime, bilime, çalışmaya önem versinler. Biz de elimizden geldiğince onlara ilham olmaya çalışıyoruz. Çalışarak, üreterek ve değerlerimize sahip çıkarak bu ülkeyi daha ileriye taşıyacak olan yine gençlerimizdir.
Sivil toplum çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Daha önce Hatay Medeniyetler Derneği başkanlığı görevini yürüttüm. Bu görevi yaklaşık iki yıl sürdürdüm ve ardından arkadaşlarıma devrettim. Açıkçası yoğun bir süreçti. Sonrasında 2024 yılında Hatay Medeniyetler Federasyonu’nu kurduk. Hatay ve 15 ilçemizle birlikte federasyon çatısı altında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün federasyon başkanlığı görevini yürütüyorum. Beni bu göreve layık gören tüm arkadaşlarıma ve yönetim kurulu üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Güzel işler yapıyoruz, inşallah bundan sonra da aynı azimle devam edeceğiz.
Hatay Medeniyetler Federasyonu’nun kuruluş amacı nedir?
Hatay dediğiniz zaman medeniyet akla gelir; medeniyet dediğiniz zaman da Hatay… Bu fikir aslında arkadaşlarımızla birlikte ortaya çıktı. Özellikle benim yol arkadaşım, sağ kolum gibi gördüğüm, kardeşim kadar değer verdiğim Erdal Sahillioğlu ile birlikte bu yola çıktık. İlk hedefimiz Hataylı öğrenciler için bir yurt kurmaktı. Ben zaten 15-20 yıldır öğrencileri önemseyen, destekleyen bir anlayışa sahibim ve kendi şirketim bünyesinde de bu yönde çalışmalar yapıyorum. Daha sonra bu hedefi daha güçlü bir yapı altında gerçekleştirmek için Hatay Medeniyetler Federasyonu’nu kurmaya karar verdik. Arkadaşlarım beni bu göreve layık gördü, ben de Hatay için hiçbir zaman geri durmadım.Bugün federasyon olarak, yönetim kurulumuzla birlikte öğrenci yurdu projemizi hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Gençlere bakış açınız nedir?
Gençler Türkiye’nin kurucusu da, teknolojisi de, geleceği de… Ne varsa gençlerde var. Benim kırmızı çizgim gençlerdir.



