featured
  1. Haberler
  2. Haberler
  3. Gazeteciye Bıçak, Basına Saldırı, Halkın Konseyinde Zorbalık

Gazeteciye Bıçak, Basına Saldırı, Halkın Konseyinde Zorbalık

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir Gazeteciye Bıçakla Yönelmek Ne Demek?

Haber ekspress muhabiri ve caddegazetesi.com’un imtiyaz sahibi Emrah Öztürk, Beylikdüzü Zülfü Livaneli Kültür Merkezi içerisinde bulunan Beylikdüzü Kent Konseyi ziyaretinde  önce Beylikdüzü Kent Konsey Başkanı İsmail Bozan’ın fiziki müdahalesine uğruyor, ardından çay ocağında çalışan bir belediye personeli mutfağa dalıp tezgahtan bıçak alarak üzerine yürüyor. Bu neyin göstergesidir?

Bu cesaret nereden geliyor? Bu pervasızlık kimden güç alıyor?

Olayın üstünden günler geçmesine rağmen konuyla ilgili tek bir açıklama yok. Ne bir kınama, ne bir disiplin süreci. Çünkü Beylikdüzü Kent Konseyi, artık halkın değil, bir azınlığın oyuncak haline gelmiş durumda.

Beylikdüzü Kent Konseyi binasına ziyarette bulunan Gazeteciye “Dışarı çık!” diyerek bağıran, ona fiziksel müdahalede bulunan bir Kent Konseyi Başkanı hangi demokratik teamül ile görevdedir? Bıçakla üzerine yürüyen personele bu cesareti kim verdi?

Mafya Usulü Sus Payı mı, Demokratik Yönetim mi?

Beylikdüzü Kent Konseyi artık halkın kürsüsü değil, belli kişilerin tekelindedir. Gazeteciyi susturmak için şiddet, zorbalık ve baskı kullanmak bir yerel yönetim tarzı değil; organize yapılarla, mafyatik zihniyetle özdeş bir yöntemdir.

Beylikdüzü Kent Konseyi bu haliyle, mafya vari bir yapılanmanın izlerini taşıyor. Gazeteciye gözdağı vermek, eleştireni salondan atmak, bıçakla müdahalede bulunmak. Bu zihniyet, halktan değil; kapalı kapılar ardında kurulan çıkar ilişkilerinden beslenir.

Gazeteci Susturulamaz, Halk Kandırılamaz

Emrah Öztürk, olay sonrası yaptığı açıklamada “Bu sadece bana değil, basın özgürlüğüne yönelik bir saldırıdır. Bu işin peşini bırakmayacağım” dedi ve hukuki süreci başlattı. Bu bir meslek onuru meselesidir. Bu, halkın haber alma hakkını savunma meselesidir. Beylikdüzü halkı şunu iyi bilmelidir Susturulan bir gazeteci, karartılan bir gerçek, bastırılan bir halk demektir.

Sorumlular Derhal İstifa Etmelidir

Beylikdüzü Kent Konseyi Başkanı İsmail Bozan derhal görevinden alınmalıdır. Olaylara müdahil olan tüm personel hakkında işlem başlatılmalıdır.  Beylikdüzü Kent Konseyi başkanlığı seçimlerinde demokratif kültürden bahsedenler kamuoyuna hesabını vermelidir. Aksi halde, bu suskunluk artık bir suç ortaklığına dönüşür. Ve biz sormaya devam ederiz.

Beylikdüzü Kent Konseyi misiniz? Mafya yapılanması mısınız?

Geçmişten Gelen Şaibe: Durbey Duran Olayı Unutulmadı. Bu tekil bir olay değil, uzun süredir devam eden bir çürümenin parçası. Geçtiğimiz yıllarda Kent Konseyi Başkanlık seçimlerinde aday olan Durbey Duran’a yönelik yapılan haksızlıklar ve seçim sürecinin şaibeli ilerleyişi, bu çürümüş yapının köklerini açıkça göstermektedir.

CHP Beylikdüzü İlçe Örgütü, o süreçte İsmail Bozan’ı adeta bir “parti adayı” gibi destekleyerek, sivil toplumun tarafsızlık ilkesini yerle bir etmiştir. Kent Konseyi gibi halkı temsil etmesi gereken bir kurumda siyasi müdahalelerle sonuç belirlenmiş, seçimler halkın değil, partili güç odaklarının yönlendirmesiyle yapılmıştır. Bu, açık bir irade gaspıdır.

Sivil Toplumun Ruhu Ayaklar Altında

Kent Konseyi, yasa gereği siyasi partilerden bağımsız ve tüm vatandaşların ortak sesi olmak zorundadır. Ancak Beylikdüzü’nde yaşananlar, CHP’nin yerel örgütü eliyle bu yapının araçsallaştırıldığını ve halkın temsil mekanizmasının yozlaştırıldığını göstermektedir. Bu durum yalnızca etik bir sorun değil, aynı zamanda açık bir yönetim krizi ve kamu düzeni sorunudur.

 

Bugün Beylikdüzü Kent Konseyi’nde yaşanan yozlaşmanın siyasi arka planı vardır.
CHP Beylikdüzü İlçe Örgütü içinde yıllardır yerel siyaseti kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye çalışanlar bu yapının merkezindedir. Kimin aday olacağına, kimin dışlanacağına karar veren bir “gizli kurul” gibi hareket etmektedir. Ve bu çevrenin etrafında dolaşan bazı isimler de kamuoyunun dikkatinden kaçmamalıdır. Her biri, seçim dönemlerinde sivil toplumun tarafsız kalması gereken zeminlerinde “partili memur” gibi hareket etmiş; açıkça Bozan’ı destekleyerek Konsey’i halktan koparmıştır. Kent Konseyi seçimlerinde yaşanan şaibeli süreçlerde bu yapı aktif rol oynamıştır.

KAYMAKAMLIĞA AÇIK ÇAĞRIMIZDIR: GEREĞİNİ YAPIN

Tüm bu yaşananlar karşısında Beylikdüzü Kaymakamlığı’nı göreve çağırıyoruz. Beylikdüzü Kent Konseyi’nde yaşanan fiili saldırıların, görev suistimallerinin ve siyasi müdahalelerin araştırılması, Belediye personelinin kamu görevi sınırlarını aşarak gazeteciye yönelttiği tehditkar davranışın incelenmesi, Kent Konseyi seçimlerinin geçmişteki şaibeli yapısının soruşturulması, Sivil toplum mekanizmalarının partizan etkilerden arındırılması kaymakamlık makamının asli sorumluluğudur.

Aksi halde bu suskunluk ve hareketsizlik, sadece Beylikdüzü’nde değil, tüm Türkiye’de yerel yönetimlerin nasıl bir “parti çiftliğine” dönüştürüldüğünün vahim bir örneği olarak tarihe geçecektir.

Beylikdüzü halkı susmayacak, hesap soracaktır.

Haber: Durbey Duran

Gazeteciye Bıçak, Basına Saldırı, Halkın Konseyinde Zorbalık
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Beylikdüzü Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.