Furkan Duran

Furkan Duran

Seçiminin Sürpriz Kazananı Milliyetçi Hareket Partisi
26 Haziran 2018 Salı 17:55:39
242 kez okundu.

24 Haziran'da sandığa gittik.

Cumhurbaşkanı Erdoğan %52.5 civarı bir oyla yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı olarak yeniden seçildi.

Muhalefet, Erdoğan'dan ilk turda zafer beklemiyordu. Büyük sürpriz oldu.

Seçimin matematiğinin zor olduğu daha önce yazdığım bir köşe yazımda ifade etmiştim.

Seçimin sürprizi MHP, seçimin oyun kurucuları Türk Milliyetçileri olmuştur.

Seçimin kazananı da MHP olmuşur...

Devlet Bahçeli hiçbir seçim kampanyası yürütmeden MHP'ye %11 oy kazandırarak büyük bir zafer kazanmıştır.

AK Parti mecliste çoğunluğu alamayarak MHP'ye mecbur kalmıştır. AK Parti'nin %42-43 bandında oy alacağını herkes tahmin ediyordu ama MHP'nin %11 oy alması büyük sürpriz oldu.

Türk Halkı, MHP kontrolünde bir AK Parti iktidarı yaratmıştır.

CHP'nin en büyük yanılgısı seçimin sonucunu HDP'nin belirleyeceğini düşünmesidir. 

MHP %11, İYİ Parti %10 aldı bu seçimde...

Türkiye'de %20-25 aralığında Türk Milliyetçisi partilere oy veren seçmen var demek bu. 

CHP'de HDP ile olan her samimiyet negatif etki yarattı.

CHP'nin HDP ile olan her samimiyeti hem Cumhuriyet Halk Partisi'ne hem Millet İttifakı'na büyük zarar verdi.

Bazı CHP'lilerin HDP'ye oy desteği vermesi milliyetçi seçmeni Millet İttifakı'ndan uzaklaştırdı.

HDP barajı geçmiş, Erdoğan başkan olmuş, Cumhur İttifakı kazanmış oldu. Millet İttifakı umduğunu bulamamış oldu. 

Seçmen ''Terörle Mücadele''yi ''Ekonomik Kriz''e tercih etmiş oldu.

Seçmen MHP kontrolünde bir AKP yaratarak ''önce vatan sonra ekmek'' dediğini düşünerek mesaj vermek istedi.

Ülkemizdeki milliyetçi-muhafazakar taban Erdoğan'ı destekliyor ancak AK Parti'den memnun değil. Ekonomik kriz, AK Parti içindeki rant peşindekiler, listelerdeki sıkıntılı isimler, FETÖ temizliğinin tam yapılmadığı algısı, MHP'nin daha güvenilir gelmesi, zor zamanlardaki kritik MHP destekleri, bu tabanı MHP'ye yöneltti. Seküler milliyetçi taban ise İYİ Parti'ye yöneldi ama Millet İttifakı'na güvenemeyen Milliyetçi-Muhafazakar taban MHP'ye oy desteği sağladı. Milliyetçi-Muhafazakar taban seküler tabanın iki katı. Yani aslında Bahçeli, Erdoğan'ı destekleyip seçtirirken, AK Parti'nin altını fena oydu. AK Parti tek başına yasama gücünü kaybetmiş, iktidarın ortağı olmuş ve dolayısıyla yarı yarıya da olsa Devlet'in başına Devlet geçmiş oldu. 

Milliyetçi tabanın HDP tabanından daha güçlü olduğunu, oyun kurucu olduğunu göremeyen CHP seçimin kaybedeni olmuş oldu. CHP kendi tabanındaki aşırı sol kesimi HDP'ye, ulusalcı kesimi İYİ Parti'ye yönelterek meclisteki gücünü de kaybetmiş oldu.

Muharrem İnce'nin vatanseverliğini meclis kürsüsündeki duruşuyla, ergenekon-balyoz davaları dönemindeki duruşuyla, çözüm süreci dönemindeki duruşuyla Türk milleti görmüş ve takdir etmiştir. Sn Muharrem İnce'nin ''herkesi kucaklıyorum'' şeklinde bir yaklaşımı aslında doğruydu ama farklı bir algıya maruz kaldı.  Muharrem İnce'nin CHP'deki bu ''yeni'' kadrolaşmaya tepkili bir insan olduğunu biliyoruz. Sn Muharrem İnce'nin seçim sürecinde yalnız bırakıldığı, CHP'nin yeterince sahada olmadığı düşüncesindeyim. Muharrem İnce şehir şehir gezerken kenara çekilenler hiç mi dikkatinizi çekmedi? Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar hedeflerine ulaşması için kadrolarındaki marjinal gruplara sempati duyan insanları temizlemesi, milli bir duruş sergilemesi ve parti programına uygun hareketler sergilemesi gerekmektedir. Muharrem İnce seçime kadar olan kısa süreçte büyük çıkış sağladı ve sonucunda %30 barajını geçti. Endüstri 4.0 demesi ona puan kazandırdı. ''Apolet'' ve ''diploma'' muhabbetleri puan kaybettirmiştir. Bilgeliğinin yanında halktan ve bizden birisi olması sebebiyle seçmene dokunabildi. CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı olan Muharrem İnce halka dokunan biri olarak muhalefetteki büyük boşluğu doldurduğu inancındayım. Türkiye'de ikinci bir Karaoğlan dalgası oluşturarak Kılıçdaroğlu'nun koltuğunu salladığını düşünüyorum.

Millet İttifakı'nda Sn Meral Akşener ve İYİ Parti ''milliyetçi'' oylarına ve sağ tabana oynamak için önemli bir hamleydi ama tam başarılı olamadı. Yeni bir parti olan İYİ Parti %10 oy alarak mecliste iyi bir başlangıç yapmış oldu ama cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sn Meral Akşener Sn Muharrem İnce'nin adaylığı sonrasında Erdoğan ile rekabet edememiştir. Medya İnce'nin adaylığı sonrası İnce'yi ön plana çıkarmış, Sn Recep Tayyip Erdoğan meydanlarda sadece İnce'yi hedef alarak Akşener'i ve Karamollaoğlu'nu hedef almayarak ''Benim rakibim Muharrem İnce''dir demiş oldu. Böylelikle sağ seçmen MHP'ye ve AK Parti'ye tekrar yönelmiş oldu. Sn Recep Tayyip Erdoğan ile Sn Muharrem İnce'nin arasında dönen ikili rekabet diğer rakiplerin gücünü yavaşlatmış oldu. Seçimde bir sağ-sol rekabeti yaratılarak Sağ seçmenin İYİ Parti'ye ve Saadet Partisi'ne yönelişi engellenmiş oldu. Sn Meral Akşener ve Sn Temel Karamollaoğlu medya ambargosu olması ve devlet desteği olmaması İYİ Parti'yi ve Saadet Partisi'ni mücadeleye 1-0 geriden başlatmış oldu. İYİ Parti'nin ve Saadet Partisi'nin meclise giriyor oluşu sağ seçmen için yeni bir alternatif oluşturmuş merkez siyasetin boşluğu doldurulmuş oldu. 

HDP'de yeni isimler ve yeni yüzleri mecliste göreceğiz. ''1 oy HDP'ye 1 oy İnce'ye'' diyen seçmen HDP'yi meclise güçlü bir şekilde sokmuş oldu. Ahmet Şık, Erkan Baş, Barış Atay gibi isimleri mecliste görmüş olacağız. Türkiye'de sosyalist siyaset yapan isimler HDP'de ön plana çıkarılmış ve sol seçmenin HDP'ye yönelimi sağlanmış oldu. Barajı geçerek MHP'den ve İYİ Parti'den daha güçlü bir şekilde meclise giren HDP de bu seçimin kazananlarındandır. 

Seçimin kazananı Erdoğan...

Seçimin asıl kazananı Devlet Bahçeli...

Seçimin sürprizi MHP...

Seçimin kaybedeni Kemal Kılıçdaroğlu...

OL-MUŞ-TUR...

Bu seçim aynı zamanda klasik medyanın sosyal medya karşısında zaferidir. Muhalefet kanadının ilgi çekici PR çalışmaları, Adwords reklamları, sosyal medyada etkin propagandalara rağmen başarılı olmadı çünkü halkın tamamı sosyal medyayı aktif kullanamıyor. Doğan Medya grubunun Demirören Medya grubuna satılmasıyla havuz medyası klasik medyanın %90'ına yakınını elinde tutmayı başarmış devlet kurumu olan TRT'de dahi muhaliflere yeterince yer verilmemiştir. Klasik medyanın İktidar propagandası sosyal medyanın Muhalefet propagandasına karşı üstünlük sağlamayı başarabilmiştir.