Abdullah Bozgeyik

Abdullah Bozgeyik

Farkında olsanız da olmasanız da aslında hepimizin böyle bir bankası var.
6 Mart 2018 Salı 13:30:11
597 kez okundu.

GENÇLERE NOTLAR VE ZAMAN ALGISI

Bazen şu tür cümleler duyarız veya biz söyleriz ya.. “Zaman gençler için daha farklı akıyor. Zamanın kıymetini bilmiyorlar. Yaşlılar için ise zaman durağanlaşıyor dahası tamamen monotonlaşıyor. Hatta gençken şimdiki aklım olsaydı…” vb kapsamında genel ifadelerle karşılaşıyoruz veya farkında olmadan kullanıyoruz bu cümleleri sohbetlerde. Sanki yüz ifadeniz değişmeye başladı. İsterseniz bazı sorulara cevaplarınıza bakalım ve konuya odaklanalım.

1. Kendinizi hangi yaş grubunda hissediyorsunuz?
2. Bazen kendinizi hiç olduğunuzdan daha yaşlı hissettiğiniz oluyor mu?
3. Kuşak çatışmaları size ne ifade ediyor?
4. Sabahları yataktan kalkmaya zorlanıyor ve hep yorgun hissediyor musunuz yoksa?
5. Zaman sizin için nasıl geçiyor?
6. Hayat sizin için kısa mı yoksa çok uzun mu?

Bu sorulara cevaplarınızı hiç düşünmeden hemen bir kağıda yazın. Sonra kağıdı bir yere kaldırıp ertesi gün soruları yeniden okuyun ve cevaplayın. Bu cevaplarınızın önceki cevaplardan farklı olduğunu göreceksiniz. Bunu yapmanızın bir nedeni var. Ayrıca yeni ruh halinizle bakalım kendinizi nasıl hissedeceksiniz? Eminim daha iyi olacaktır. Çünkü yazıyı okumayı bitirdiğinizde dahi kavramlara yaklaşımınız değişecek, farklılaşabilecek, sanırım, umarım.. yani peşin önyargılı ve sabit fikirli değilseniz bu böyle oluyor. Yani hissettiğiniz yaş ve ruh haliniz çok şeyi değiştiriyor.

Öncelikle zaman konusunu inceleyelim. Zaman, algılanan akış zamanı ve ölçek farklı olsa da zaman en değerli varlık bunu unutmamak lazım. Zaman dediğin saat, dakika ve saniye.. peki ya zamanımızı nasıl geçiriyoruz? Size yüzlerce yıl yaşayacaksınız deseler ne düşünürsünüz? Konuyu biraz daha somut hale getirmek için sanırım para birimi kullanmak yararlı olacak. Örneğin her saniye 1 TL olsa hesabınıza yatan. Bu konuda nette dolaşan bir paylaşımı olduğu gibi aşağıda paylaşıyorum.

“Her sabah hesabınıza 86.400 TL yatıran bir banka düşünün. Gün boyu istediğiniz kadar parayı harcamakta veya harcamamakta serbestsiniz. Parayı istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz. Oyunun sadece tek bir koşulu var; harcamayı başaramadığınız meblağ ertesi güne devretmez, akşam hesabınızdan geri çekilir ve bu paranın hiçbir bölümünü ne sebeple olursa olsun saklayamazsınız. Bir önceki günün tutarının… tamamını harcamış veya hiçbir bölümünü harcamamış da olsanız ertesi sabah hesabınızda yine 86.400 TL bulacaksınız. Nasıl keyifli değil mi?

Farkında olsanız da olmasanız da aslında hepimizin böyle bir bankası var.


Adı ”ZAMAN” Her sabah 86.400 SANİYE hesabınıza yatıyor ve o gün daha fazlasını asla harcayamıyorsunuz. Kullanamadığınız kısım ise akıp gidiyor ve hesabınızdan siliniyor, hiç devretmiyor. Her gün size yeni bir hesap açılıyor, her akşam günün bakiyesi siliniyor. Eğer günlük hesabınızı güzelce kullanmadıysanız, bu zarar sizindir, geriye dönüş yok, yarından avans çekmek yok. Bugünü, bugünkü hesaptan yaşamalısınız.

ZAMAN hiç kimseyi beklemez. Dün artık mazi oldu.. Yarın ise muamma… Bugün ise avuçlarımızın içinde bize sunulmuş bir armağandır… Sağlık, huzur ve kazançla harcanacak ”ZAMAN”lara..”

Bu aşamada sizden bu yazıyı okuduğunuz ana kadar, gün içinde neler yaptığınızı hatırlamanızı ve bu güne kadar olan hayatınızda kendi zamanınızı nasıl geçirdiğinizi düşünmenizi rica ediyorum. Sonrasında ise lütfen internetten “Zaman” kelimesi üzerinden bir araştırma yapmanızı rica ediyorum. Zamandan kazanmak için yazımda bu örneklere yer vermiyorum. Söz konusu araştırmayı da yazıyı okumanız bitince yapabilirsiniz.

Genelde insan birey olarak olabildiğince çok, mümkünse en azından yüz yıl ve üstü yaşamak ister. Bu aşamada insanların en çok yaşadığı ve en az yaşadığı ülkeler istatistiklerine bakmak yararlı olacaktır. Çünkü bunun da hayata bakış açısı ile ilgisi var. Konuya amaçtan çok uzaklaştırmamak adına yapacağınız araştırmada “paralel zaman – zaman bükülmesi – zaman aşımı – zaman israfı – Albert Einstein’in izafiyet teorisi – İkizler paradoksu – zaman yolculuğu” konularına da bakmanızı hatırlatıyorum sadece.

Lütfen dikkat bu yazı öğüt niteliğinde veya yaklaşımında değildir. Ayrıca klasik anlamda genç yaş grubu için de değildir. Çünkü yaş grupları aslında belki de bildiğiniz gibi değil diye konuya girsem sanırım daha hızlı netleşecek konu ve sonuçta da yazının ana fikri okurlarca daha net anlaşılacak. Çünkü çoğumuz yani etrafınızda gördüğümüz çoğu kişi için aslında “genç” hatta en fazlası genç-yaşlı grubunda diye konuyu tatlıya bağlamakta yarar var. Gelelim işin yeni yaklaşımla tanım kısmına. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kronolojik sınıflamasına göre:

0-18 yaş arası: Ergen,
18-65 yaş arası: Genç,
65-74 yaş arası: “Genç-Yaşlı”,
74-84 yaş arası: Yaşlı,
85 yaş ve üzeri: Çok yaşlı
olarak kabul edilmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu – TÜİK tarafından 1 Şubat 2018 tarihinde yayınlandığı üzere “Türkiye nüfusu 31 Aralık 2017 tarihi itibarıyla 80 milyon 810 bin 525 kişi” oldu. Ek olarak yine TÜİK tarafından yayınlanan 2017 yaş piramidi ise şöyle

Sonuç olarak ülkemiz nüfusumuzun çok büyük kısmı zaten genç. Bu aşamada sizi yine birkaç soru ile baş başa bırakıyorum.

• Sahi sizin için günler, aylar ve yıllar nasıl geçiyor?
• Kendinizi 5 yıl sonra nerede ve ne yapıyor görüyorsunuz?
• Sizce 10 veya 20 yıl sonra hayatınız nasıl olacak?
• Kalan hayatınızı nasıl yaşamak istiyorsunuz?

Bu tür sorular size sadece yeni bakış açılarını göstermek için soruldu. Çünkü verilecek cevaplar ve sonrasındaki uygulamalar sizler için hayatınızın ve zamanın nasıl geçeceğini tanımlıyor olacak. Kısaca tüm bu kurgu aslında bir farkındalık oluşturmak için yapıldı. Yazıyı okumanız öncesindeki zaman artık geride kaldı. Gelelim önerdiğimiz ek, yeni bakış açısına. O da aşağıdaki resimde.

Yeni an ve yaşınız başladı. Yeni yaşınızda sağlık, sıhhat, huzur ve başarılar dilerim.

Abdullah Bozgeyik

abozgeyik@yahoo.com