14 Mayıs 2017 Pazar 13:00:00
427 kez okundu.

İŞ İLE İLGİLİ SAĞLANAN EĞİTİM VE KURSLAR

Üniversite mezunlarımızın okuldaki aldıkları eğitim ilk işe başladıklarında yeterli gelmeyebiliyor.

Bu nedenle de işverenleri tarafından çeşitli kurs ve eğitimlere gönderilerek işe daha çabuk adapte olmaları sağlanıyor. Eğitimler teorik ve uygulamalı olabiliyor.

Bunun dışında işverenler işin kapsamını değiştirdiği veya yeni teknolojiye geçeceği zamanlarda da personelinin yeni işi kavraması veya yeni teknolojiye adaptasyonu içinde personelini çeşitli kurs ve eğitimlere gönderiyor.

Sorun da bundan sonra başlıyor bütün bu eğitimlerden sonra işverenler işçinin belirli bir süre kendi yanında devam etmesini veya işten ayrılması durumunda aynı sektörde başka bir işyerinde çalışmamasının taahhüdünü istiyor. Çünkü eğitim ve kurs ücretleri işverenlere ciddi bir maliyet  ve rekabet açısından da sıkıntı doğuruyor. Bu nedenle günümüzde iş sözleşmelerinde asgari çalışma taahhütleri giderek yaygınlık kazanmaya başladı.

İşçinin işten ayrılmasını engellemek hukuken mümkün olmadığından, erken ayrılma halinde işverene cezai şart adı altında bir bedel ödeneceği bu sözleşmelerde düzenlendi.

Yargıtay kararlarında bu tür cezai şartların geçerli olduğunu açıkça belirtiyor. Verilen eğitim sayesinde işçinin daha nitelikli hale geldiğini, ileride daha kolay iş bulabileceğini, bu sebeple işçinin belirli bir süre çalışmasının kararlaştırılmasının mümkün olduğunu vurguluyor.

İşveren cezai şart belirlerken vereceği eğitimin masrafına göre tespit yapmalı ve işçi belirli bir süre çalıştıysa bu süreye göre cezai şarttan indirim yapılacağını unutmamalı. Alınan eğitim ve kursların hukuki süreçte ispatlanması için fatura vb. belge olması şart, ayrıca işçinin imzasının da alınması gerekmektedir.

Verilen her eğitim için, çalışmaya zorlamak mümkün değil. Burada aranan unsur verilen eğitimin, işçinin işgücü piyasasında rekabet edebilirliğini artırması ve işverenin kanunen verilmesi zorunlu olmayan bir eğitimi vermesidir. Hizmet içi eğitimler cezai şarta bağlanamaz. Oryantasyon sürecindeki eğitimler ve İş sağlığı ve güvenliği, mesleki yeterlilik, ilkyardım ve hijyen eğitimleri bu kapsamdadır. Çünkü bu eğitimlerin işçiye verilmesi kanuni zorunluluktandır ve  verilmemesi durumunda cezai yaptırımları var.

İşçiye çalışırken bir eğitim verilecekse ve işveren bu eğitim karşılığında çalışanın bir süre daha işten ayrılmasını istemiyorsa, eğitimi vereceği zaman çalışanın yazılı onayını almak zorunda. Çünkü çalışanın başta olmayan bir şarta tabi olması, çalışma şartlarının esaslı değişikliği anlamına geldiğinden, ancak işçinin yazılı onayı alınırsa geçerlilik taşımaktadır. Aksi takdirde işveren işçiyi çalışmaya ya da cezai şart ödemeye zorlayamayacaktır.

Bugün anneler günü, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün annesi olmak üzere, vatan uğruna canını hiçe sayarak ölüme koşan tüm şehitlerimizin anneleri, annelerimiz ve anne adaylarımızın gününü kutlar, sağlık

huzur dolu yarınlar dilerim.

Sevgiyle kalın,

 

OKTAY ATALAY

İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı

LONCA MEDYA